|
Ölçme
Değerlendirme Nedir? Tanımı ve Genel Kavramlar
Bu konudaki
ikinci karşıt görüş, geleneksel ve standardize edilmiş ölçme
araçlarının öğretmenlerin uyguladıkları müfredat programı
üzerindeki etkisidir. Okullarda kullanılan ölme araçları
öğretmenlerin neyi nasıl öğreteceklerini belirtmektedir.
Öğretmenler yapmış oldukları sınavların hedefleri doğrultusunda
eğitim yapmak zorunda kaldıklarından eğitimin diğer hedefleri
unutulmakta ve öğrenci başarısı hafife alınmaktadır. Böylece
geleneksel ölçme teknikleri öğretmenleri öğrencilerinde
gelişmesini hedeflediği davranış biçiminden uzağa düşürmektedir.
Standardize edilmiş ölçme araçlarıyla bilginin var olup olmadığı
ölçülüyor. Her zaman bilginin var olması onun nerede nasıl
kullanılması gerektiği ile ilgili bir fikir vermez. Bu durumda
müfredat programını testler yönlendirerek eğitim ve öğretim asıl
hedefinden sapmış oluyor. Ders etkinlikleri ölçme ve
değerlendirme arasında bir ilişki olmalıdır. Test sonuçları bir
çok öğretim kurumunda hem öğrenciyi hem de öğretmeni
değerlendiren bir araç olmaktadır.
Okullar
geleneksel ölçme tekniklerini bırakıp alternatif ölçmeye
geçmelidir. Bu yeni ölçme tekniklerinin bazı özellikleri aşağıda
gösterilmiştir.
Alternatif ölçme teknikleri beceri
ve bilginin kullanımı birbiriyle bağlantılı, tamamlanmış ve
ortamlara uyum sağlanmış etkinlikleri ölçer.
Alternatif ölçme müfredat
programının içine yerleşmiştir. Sadece amaca yönelik ölçme yapan
yönergeli etkinliklerden ayrıştırılabilir. Başka bir deyişle
alternatif ölçme anlamlı öğrenme deneyimleri demektir.
Alternatif ölçme esnektir. Farklı
sunuş şekillerine ve öğrencilerin tercih ettikleri öğrenme
biçimine olanak sağlar.
Alternatif ölçme, öğrencilerin
kendi öğrenme biçimlerinin ve düşüncelerini analiz etmelerini
sağlamak yoluyla kendine dönük düşünmeyi ve kendini irdelemeyi
öğretir.
Alternatif
ölçme tekniklerini okullarda uygulamak için bir çok zorlukla
karşılaşacağız. Çünkü, geleneksel ölçme tekniklerini bırakmak
öğretmene, öğrenciye ve veliye de zor gelecektir. Geleneksel
ölçme teknikleri üç varsayım üzerinde kurulmuştur.
1. Öğrettiğimizi ispatlayabilmek
için testlerin gizliliğine gereksinim vardır.
2. Testler için eğitim yapmayalım.
3. Ders işlemek ve değerlendirmek
birbirinden farklıdır.
Geleneksel
ölçme öğrencilere şu mesajları verir.
1. Değerlendirme onların sorumluluğu
değildir.
2. Onların bilgileri ve
özümsedikleri önemli değildir. Esas olan testlerde hedeflenen
belirli alanda gösterdikleri performanstır.
3. İlk yaptıkları yeterlidir.
4. Başarı gelişmeden bağımsızdır.
Alternatif ölçme
öğrencilerin bu üç mesajı anladıklarını varsayar.
a. Öğrencilerin diğer öğrencilerle
birlikte çalışmalarının uygun olduğu,
b. Yapılan bir işin üzerinde
değişiklik yapabileceği,
c. Testlerin sadece sınıfta verilen
bilgilerden anımsanması ve tekrarlanması olmadığıdır.
Alternatif
ölçme doğal ortamlarla uyumlu olarak verilmelidir. Alternatif
değerlendirme ölçütleri, dosyalama, performans ölçümü ve
eğitimin içine yerleştirilmiş hazırlama ve uygulama adına zaman
alıcıdır. Her ne kadar öğrenciler ve öğretmenler açısından daha
doyurucu olmasına karşın geleneksel tekniklerden daha fazla
zaman harcamayı gerektirir. Bu yüzden alternatif ölçme
tekniklerine geçmek öğretim kurumlarında zor ve yavaş olacaktır.
Ders işleme teknikleri ile ölçme
değerlendirmenin birbirine bağlanması alternatif ölçme
değerlerinin bir özü olmaktadır. Öğretmenler sınıf içinde
sürekli öğrencileri değerlendirmeye tabi tutarken bu
değerlendirme süreci sınıf dışında önemini yitirmektedir.
Ayrıca, öğretmenler psikometrik ölçümler yapmak ve bu ölçüm
araçlarını geliştirmek için eğitim almamışlardır. Alternatif
ölçme araçlarını kullanmak bu gereksinmeyi de karşılar.
Örneğin; New York’ta 30 ilk öğretim
okulu öğretmenleri arasında yapılan bir çalışma sonucunda,
herkesin ortak olarak değer verdiği sonuçlar ortaya çıkmıştır.
“Değişik problem çözme becerilerini farklı alanlara
uygulayabilmek ve işbirliği yaparak çalışmak.” Bu sonuçlar
tartışıldıktan ve bu sonuçları farklı sınıf düzeylerinde
sağlayacak ders etkinlikleri belirlendikten sonra grup alanlara
ve sınıf düzeylerine göre ayrılmıştır. Bu çalışma sonucunda
varolan müfredat programına göre ölçme ve değerlendirme araçları
hazırlamanın olumlu yönleri ve sakıncaları üzerine şu görüşler
ortaya çıkmıştır. “Öncelikle öğretmenlerin nasıl öğrenciler
yetiştirmek istedikleri üzerine detaylı fikirler üretmeleri hiç
zor olmamıştır. Esas zorluk bu beklentileri ölçme araçlarını
gerçekleştirmek için nasıl bir başlangıç noktası olması
gerektiğinde çıkmıştır. Daha sonra bu beklentilerin
geliştirilecek olan değerlendirme tablosuna aktarılması
gerekmektedir. İkinci bulgu, değerlendirme sürecinde
öğrencilerin standartlara farklı yollardan ulaşmalarına olanak
sağlayacak bir esnekliğin olmasıdır. Anı zamanda bu standartlar
öğrencilere ünitenin başında bildirilmelidir. “
Değerlendirme aracını geliştirme
süreci ister müfredat programına göre ister planlama sürecinden
önce olsun, araç geliştirilirken o sınıf düzeyinde veya okuldan
mezun olurken gelinebilecek en üst performans göz önünde
tutulmalıdır. Bu performans öğrencinin ne bileceği ve neler
yapabileceği şeklinde ifade edilmelidir. Standartlar
belirlenirken, öğrencilerin hangi davranış ve performanslarının
hedeflenen öğrenci sonuçlarını doğuracağının belirlenmesi
gerekmektedir. Standartların belirlenmesi işlemi, göstergelerin
gözlemlenebilir hareketler, olaylar ve performanslara
dönüştürülmesini içerir. Standart belirleme süreci, aynı zamanda
farklı performans düzeylerinin belirlenmesini sağlar. Bu şekilde
yüksek, orta ve düşük performans ayırt edilebilir.
Alternatif ölçme değerleri ve
standartları dönüşümlüdür. Sonuçlardan göstergelere,
standartlara ve tekrar geriye sonuçlara gidebiliriz. Bu ölçme
sisteminde bir sonucun göstergesi olarak birden fazla standart
kullanılabilir. Bu tam öğrenme ölçümleri arasındaki en önemli
farktır. Eğitimciler alternatif ölçme araçlarının sunduğu
olanakları tanımaya başlandıktan sonra, sadece neyi nasıl
ölçtüğümüzü değil, neyi niçin ve nasıl öğrettiğimizi de
etkilediğini göreceklerdir.
GERİ
DÖN |