Öğretme evrensel bir uğraştır. Yaşadığımız çevrede her an ana
baba çocuklarına,usta çırağına,öğretmenler öğrencilerine sürekli
bir şeyler öğretirler. Yani sürekli bir öğretme ve öğrenme
durumu söz konusudur. Ancak öğretme ve öğrenmenin iki değişik
işlev olduğu her zaman göz önünde bulundurulmalıdır. Çünkü
öğretme bir kişi tarafından gerçekleştirilirken öğrenme başka
bir kişide oluşur. Çok açık ve basit gibi görülse de aslında
üzerinde ciddî bir şekilde durulması gereken bir durumdur.
Öğretme öğrenme sürecinin etkili olabilmesi için o iki kişi
arasında çok özel bir ilişkinin kurulması gerekir. Başka bir
deyişle öğretmen ve öğrenci arasında özel bir bağ kurulmalıdır.
Kuşkusuz her
öğrenme süreci ve sonuçlarının eğitsel değeri bir değildir.
Kimileri yüzeysel etkiler bırakır. Bunlar kısa süre sonunda ya
unutulur ya da kullanılabilir yeterlikte değildir, eksiktir.
Kimi öğrenme sonuçları da bunun tersi, uzun süreli ve kalıcıdır.
Öğrenmeyle
kazanılması istenen değerlerin kolay, unutulmaması, tam ve
kullanılabilir nitelik taşıması, öğrenenin kişiliğinin bir
parçası, özelliği haline gelmesi ile mümkündür. Böylesi bir
öğrenme sonucu da öğrencinin kendi öğrenme yaşantısı içinde
kazanılabilir. Öğrencinin öğrenme yaşantısı, gerçek yaşantı
koşullarına dönüşmedikçe beklenen nitelikte bir öğrenme
gerçekleşemez. Gerçek, bilinçli ve plânlı bir yaşantıda amaç
vardır. 0 amaç yönünde uygun araçlarla uygun etkinlikler yer
alır. Bu etkinlikler ilgili kişice içten bir yönelişle severek,
isteyerek yürütülür. Çalışma sırasında karşılaşılan güçlüklere
direnilir. Engelleri yenmek için düşünür, birtakım çözümler
üretir ve kararlar verip, uygular. Çalışmalarını eleştirir,
durumu yorumlar. Yeni birleşimlere varır. Yeni bilgi ve
görüşler, davranışlar kazanır. Böylece kendi yaşantısı içinde
kazandığı değerleri çok yönlü etkileşimlerle elde eder. Bu
kazanımlar kalıcı olur, kolay kolay unutulmaz. İnsanın
kişiliğinden silinmez. Bu bir etkin öğrenme biçimidir. Öğrenmeyi
etkinleştirmede öğretmenin yeri büyüktür. Öğrenmeyi
etkinleştiren öğretmen davranışlarıysa bir bütündür. Bu bütünün
her ögesi önemlidir.(1)
Öğretmen sahip
olduğu bilgi muhtevasını öğrencilere aktarmanın, mesleğini icra
etmenin yanısıra öğrencileri kişiliğiyle de etkilemektedir.
Öğretmen dersi işlemesindeki etkililiğinin yanında öğrencilerce
olumlu veya olumsuz tutum ve davranışlarıyla da
değerlendirilmektedir. Öğrenciler kısa bir zaman zarfında
öğretmenlerinin neye nasıl tepki vereceğini,nasıl bir kişiliği
olduğunu çözümlerler.
Öğrenciler,
öğretmenlerinin gönderdikleri sözsüz iletilere çok
duyarlıdırlar. Adale gerilmelerini, dudak kenarlarındaki gergin
çizgileri, tümüyle beden dilini okumasını hemen öğrenirler. Bu
sözsüz iletiler sözlü iletilerle çelişiyorsa, öğrencilerin aklı
karışır ya da sözsüz iletilere inanır ve bununla ters düşen
sözlü iletileri yapmacık kabul ederler.(2)
Sınıfta
öğretmenle öğrenci arasındaki ilişkiler, öğrenmenin ve eğitimin
temelini teşkil eder. Söz ve eyleme dayalı bu ilişkiler iyi ise,
sınıfta olumlu bir öğrenme atmosferi oluşur; ilişkiler kötü ise,
sınıfın öğrenme atmosferi giderek bozulur ve eğitim amacına
ulaşmaz . O hâlde sınıftaki eğitici ortamın büyük ölçüde
öğretmenin davranışlarına bağlı olduğu söylenebilir.(3)
Öğretmen
davranışlarının niteliklerini inceleyen birçok çalışma vardır.
Öğretmen davranışları özelliklerine göre temel olarak iki yönde
ele alınmaktadır. Birinci yöndeki davranışlar öğrencide sevgi,
saygı ve yaklaşma yaratırken, ikinci yöndeki davranışlar ise
endişe, korku ve uzaklaşma yaratır. Dolayısıyla birinci
türdekiler demokratik, ikinci türdekiler otokratik bir
öğretmenin davranışları olarak nitelendirilmektedir. Bu
sınıflandırmaya göre ideal bir öğretmen demokratik öğretmen
tanımı içine girmektedir.(4)
Smith iyi ve
kötü öğretmeni şu şekilde tanımlamaktadır; (5)
İyi bir
öğretmen;
• Daima üzüntü
ve gerginlikleri hisseder ve bu durumu en asgari düzeye
indirger,
• Öğrencilerin
ayrı ayrı bireyler olduklarını ve her birinin bireysel ilgiye
ihtiyaçları olduğunu bilir ve kendilerini iyi hissetmelerini
sağlar,
• Çalışma
hayatına ve görev anlayışına kuvvetle inanır fakat bunu menfi
bir baskı ile yapmaz,
• Öğrenciler ve
ailelerini olumlu bir şekilde yönlendirir ve ortak çalışma
gereğini kabul eder,
• Sert
davranmaktan kaçınır,
• Eleştirmekten
ziyade ödüllendirmeye önem verir,
• Öğrencilerin,
isteklerini, yeteneklerini ve kişiliklerini bilir,
• Sonuçları,
değişken ve ilginç olarak görür,
• Geniş kapsamlı
müfredatı temel becerileri geliştirmek için en iyi yol olarak
görür,
• Öğrenim
deneyimleri için merak ve yaratıcılığı anahtar kavram olarak
görür,
• İçerik ve
öğrencilere uyum sağlamak için öğretim faaliyetlerini
çeşitlendirir.
Böyle bir
öğretmen tarafından yönetilen sınıf canlı, ilginç ve başarılı
öğrencilerle dolu olacaktır. Az bir stres ve küçük bir gerginlik
olacaktır. Buna karşın birçok grup iş birliği ve tolerans
olacaktır. Öğrenciler öğrenmek için istekli olacak ve ona göre
davranacaklardır. Ayrıca hepsi kendilerine güvenilen, kendi
kendilerini disipline etmiş ve kendine güvenli öğrenciler
olacaklardır.
Kötü bir
öğretmen;
• Genellikle
öğrencileri korkutur ve sert bir yetişkin gibi davranır,
• Gerçek dışı
amaçlar üzerine dayalı baskı ile stres oluşturur,
• Öğrencileri ve
ailelerini olumsuz yönden ele alır,
• Ödülden çok
cezaya önem verir, sükûnetten ziyade stresi benimser ve çok az
gülümser,
• Her zaman
cezalandıracak şeyler bulur ve bir olayda bunu yapılandırır,
• İstekleri
dondurur, canlı ve meraklı öğrencileri tehdit olarak görür,
• Geniş kapsamlı
müfredatı sevmez eğitimde temel becerileri dar şartlar içinde
düşünür,
• Sonuçları
standart görür ve kısıtlayıcı bir zaman cetveli geliştirerek her
şeyde bunu hâkim kılar,
• Kendi
tariflerini geliştirir,
• Değişikliklere
şüphe ile yaklaşır,
• Pasif öğretimi
tercih eder,
• Çoğu kez
öğrencileri taciz eder,ancak onlardan iyi bir davranış ve
tolerans bekler.
Literatürde bu
ve benzer tanımlara sıkça rastlamak mümkündür. Ancak önemli olan
literatürdeki ideal öğretmen tanımlarıyla gerçekte tanımlanan
ideal öğretmen tanımlarının tutarlılığıdır. Bu bağlamda anlamlı
olması amacıyla öğretmen yetiştiren bir kurumun öğrencileri
örneklem olarak alınıp onlardan “ideal öğretmen” konusunda bir
kompozisyon yazmaları düşünülmüş ve uygulamada bu düşünceyi
gerçekleştirmek amacıyla Gazi Üniversitesi Meslekî Yaygın Eğitim
Fakültesi çocuk gelişimi anabilim dalı ve aile ekonomisi
beslenme anabilim dalı ile giyim ve çiçek örgü dokuma anasanat
dalı üçüncü sınıf öğrencilerinden “ideal öğretmen” konulu bir
kompozisyon yazmaları istenmiştir. Örnekleme giren öğrenciler
Tablo 1’de verilmiştir.
Tablo 1:
İncelemenin Örneklemi
Bölüm
|
Anabilim/SanatDalı |
Sınıf |
Öğrenci Sayısı |
|
Çocuk Geliş.ve Aile Ek. Yay. Eğ. |
Çoc.
Gel. Yay. Eğt. |
3 |
24 |
|
Çocuk Geliş.ve Aile Ek. Yay. Eğ. |
Aile
Ek .Beslenme |
3 |
22 |
|
Giyim Yaygın Eğitimi |
Giyim |
3 |
29 |
|
El
Sanatları Yaygın Eğitimi |
Çiçek Örgü Dokuma |
3 |
25 |
|
Toplam |
|
|
100 |
100 kişilik
örneklem grubundan toplanan kompozisyon kâğıtları literatürde en
çok kullanılan bir kontrol listesi (Self-Evaluation Checklist
for teachers) esas alınarak değerlendirilmiştir. Değerlendirme
yapılırken, her kompozisyon kağıdında belirtilen ilk üç özellik
dikkate alınmıştır.
Bu özelliklerin
gruplandırılması yapıldığında “ideal öğretmen” kavramı üç
boyutta toplanmıştır. Tablo 2 , ideal öğretmenin öğrencilere
göre bireysel özelliklerini vermektedir.
Tablo 2:İdeal
Öğretmenin Bireysel Özellikleri
|
A.
FİZİKSEL ÖZELLİKLERİ |
(5) |
|
•
Kıyafet |
(5) |
|
B.
ENTELEKTÜEL ÖZELLİKLERİ |
(4) |
|
•
Anlayış |
(4) |
|
C.
SOSYAL ÖZELLİKLERİ |
(33) |
|
•
Saygı |
(12) |
|
•
Liderlik |
(8) |
|
•
Dürüstlük |
(7) |
|
•
İnsan Tabiatını Anlama |
(6) |
|
D.
DİĞER KİŞİLİK ÖZELLİKLERİ |
(34) |
|
•
Öğretmeye Karşı İlgi |
(14) |
|
•
Duygusal Denge |
(8) |
|
•
Neşe |
(5) |
|
•
Kendine Güven |
(4) |
|
•
Hoşgörü |
(3) |
Öğretmen adayı
öğrenciler, öğretmenlerin fiziksel özelliklerini (ses,kıyafet
vb.) ve entelektüel özelliklerini (yaratıcılık, orjinallik,
anlayış vb.) ideal öğretmenliğin özelliği olarak pek
düşünmemektedirler. Diğer taraftan
ideal bir öğretmende; saygı, liderlik, dürüstlük ve insan
tabiatını anlama gibi sosyal nitelikleri aradıkları
görülmektedir. İdeal bir
öğretmende aranan diğer kişilik özellikleri ise; öğretmeye karşı
ilgi, duygusal denge, neşe, kendine güven ve hoşgörü şeklinde
sıralanmaktadır.
Tablo 3:İdeal
Öğretmenin Meslekî ve Akademik Yeterlikleri
A. KONU
BİLGİSİ
|
(66) |
|
•
Esas Alan Bilgisi |
(35) |
|
•
Genel Eğitim |
(16) |
|
•
Bilimsel Tavır |
(15) |
|
B.
GENEL ÖĞRETİM YETENEĞİ |
(64) |
|
•
Çocuğun Tabiatını ve İhtiyaçlarını Anlama |
(21) |
|
•
Çeşitli Metot ve Teknikleri Kullanma |
(10) |
|
•
Öğrenci ve Öğretmenin Öğrenime Katılmasında Denge
Sağlama |
(9) |
|
•
Dersi Açıklama Yeteneği |
(7) |
|
•
Konuyu Zenginleştirme Yeteneği |
(6) |
|
•
Anlatım ve İfadede Açıklık |
(4) |
|
•
Dikkatli Ders Hazırlama |
(4) |
|
•
Öğrencinin Çevresini Analiz Etme ve Kullanma
Yeteneği |
(3) |
|
C.
ÖZEL ÖĞRETİM YETENEĞİ |
(14) |
|
•
Öğrenciler Arasındaki Bireysel Ayrılıkların Analizi |
(11) |
|
•
Öğrenci Ayrılıklarına Uyum |
(3) |
|
D.
KİŞİSEL İLİŞKİLER |
(45) |
|
•
Öğrencilerle Dostça ve İşbirliği İçinde Çalışma |
(38) |
|
•
Öğrencilere Karşı İlgi Duyma |
(7) |
|
E.
FALİYETLERİ BİLME VE DÜZENLEME |
(3) |
|
•
Günlük Programı Planlama |
(3) |
Tablo 3’de
görüldüğü gibi öğrenciler, meslekî ve akademik yeterliliklerinde
ideal öğretmeni, alanında uzman, öğrencileriyle dostça ve iş
birliği içinde çalışan, çocuğun tabiatını ve ihtiyaçlarını
anlayan, kültürlü, çalışmalarını bilimsel tavır içerisinde
sürdüren, öğrencilerin arasındaki bireysel ayrılıkları analiz
eden ve çeşitli metot ve teknikleri kullanan öğretmen olarak
tanımlamaktadırlar. Diğer taraftan,
öğrenci ve öğretmenin öğrenime katılmasında denge sağlayan,
dersi açıklama yeteneğine sahip, öğrencileriyle ilgilenen konuyu
zenginleştirme yeteneğine sahip öğretmen ideal öğretmendir.
Tablo 4:İdeal
Öğretmenin Meslekî Atitüdler İle İlgili Tutum ve
Davranışları
|
A.MESLEKÎ İLİŞKİLER |
(6) |
|
•
Rehberlik |
(3) |
|
•
Sorumluluk Taşıma |
(3) |
|
B.MESLEKÎ ATİTÜDLER |
(4) |
|
•
Eğitimde Demokratik Süreçleri İsteyerek Uygulama |
(4) |
Öğretmen adayı
öğrenciler, öğretmenlerin meslekî atitüdler ile ilgili tutum ve
davranışlarını (eğitimde demokratik süreçleri isteyerek
uygulama, rehberlik ve sorumluluk taşıma vb.) ideal bir
öğretmenin özelliği olarak düşünmemektedirler.
Sonuç
Sonuç olarak,
öğrencilerin ideal öğretmen tanımları kalın çizgilerle şöyle
belirlenebilir; öğrencileriyle dostça ve iş birliği içinde
çalışma alışkanlığı kazanmış, alan bilgisi tam, öğrencisinin
tabiatını ve ihtiyacını anlayan, genel eğitiminde ve bilimsel
tavrında eksiği olmayan, saygılı, sevgi dolu, öğrenciler
arasındaki bireysel ayrılıkları analiz edebilen, derslerinde
çeşitli metot ve teknikleri kullanabilen öğretmen. Çağdaş
literatüre göre bir öğretmende bulunması gereken üç genel
özellik vardır. Bunlar; alan bilgisi, genel kültür ve
öğretmenlik meslek bilgisidir. Bu özelliklere sahip olan
öğretmen, idealize edilmiş öğretmen davranış gruplandırmalarının
birçoğunda ortak olan sevgi, saygı, hoşgörü, iş birliği gibi
özelliklere sahip olduğu zaman öğrencileri ile daha etkin bir
iletişime geçebilir. Diğer taraftan
öğretmenin kişilik özellikleri bir müddet sonra öğrencilerce
çözümlenmektedir. Dolayısıyla öğretmen ne bildiğiyle değil,
kendisiyle yüzleşmektedir. Birtakım olumsuz durumların bertaraf
edilmesi için öğretmen, öncelikle öğrencilerin tutum ve
davranışlarını iyi analiz ederek, ona göre kendisi tutum ve
davranış geliştirmelidir.

(*)
Gazi Üniversitesi Meslekî Eğitim Fakültesi Araştırma Görevlisi.
(1) A.Rahmi
Ercan, Öğretmen Davranışları, Ankara, 1999, s.31.
(2) Thomas
Gordon, Etkili Öğretmenlik Eğitimi, Çev:E.Aksay, Sistem
Yayıncılık, İstanbul, 1999, s.33.
(3) M.Ergün,T.Duman,
"Kritik Durumlarda Öğretmen Davranışları", Millî Eğitim Dergisi,
Sayı 137, Ankara, 1998, s.45
(4) Leyla
Küçükahmet, Öğretmen Yetiştirme, Ankara, 1993, s.85.
(5) Bob Moon, A.Shelton
Mayes, Teaching and Learning In the Secondary School, The Open
Universty, New York, 1994, s.113-116.