|
MEB'DEN
E-MEZUN PROJESİ!
"E-Mezun Projesi"nin bu amaçla uygulamaya konulduğu
ifade eden Çelik, "İş arayanlarla iş dünyasını
buluşturacağız. Bundan sonraki yol haritamızı da
buna göre çizeceğiz" dedi.
Mesleki ve teknik ortaöğretim kurumlarından mezun
olanların piyasada istihdam edilme durumlarını
bilgisayar ortamında izlemek amacıyla oluşturulan
"e-Mezun Projesi"nin tanıtımı amacıyla Etap Altınel
Oteli'nde toplantı düzenlendi.
Toplantıda konuşan Çelik, ABD tarafından bu yıl
yedincisi yayınlanan e-devlet raporunda Türkiye'nin,
Almanya'nın da önüne geçerek dünya sekizincisi
olduğunu kaydetti. Bu konuda Türkiye'nin birçok AB
ülkesinden de ilerde olduğunu belirten Çelik,
Türkiye'deki e-devlet uygulamalarında işin başını
Milli Eğitim Bakanlığının çektiğini ifade etti.
Bakanlığın tüm personelinin ve tüm öğrencilerin
bütün işlemlerinin elektronik ortamda yapıldığını
belirten Çelik, bu uygulamanın avantajlarını
anlattı.
E-mezun Projesi'nin özünün ""referans yerine
performans"" şeklinde anlatılabileceğini kaydeden
Çelik, iş arayanlarla iş dünyasını buluşturmayı
amaçladıklarını ifade etti. ""Bütün mesleki ve
teknik okullarımızdan mezun olan gençlerimizin daha
sonraki hayatlarındaki serüvenlerini takip
edeceğiz"" diyen Çelik, şunları kaydetti: "İşe girdi
mi girmedi mi, girdiyse nelerle karşılaştı, okuldan
aldığı eğitim yeterli gelmedi mi, bütün bunları
tespit edeceğiz. Eğitim sistemimizi
mükemmelleştirmek için iş dünyasının, işverenlerin
ne istediklerini de alacağız ve bu bir anlamda
interaktif bir çalışma şekli olacak. Bu, anketler
vasıtasıyla yapılacak. Bu sadece bir izleme programı
değil, bir ar-ge faaliyetidir. Milli Eğitim
Bakanlığı Eğitimi Araştırma Geliştirme Dairesi bunun
takibini yapacak, gelen önerileri değerlendirecek,
bundan sonraki yol haritamızı da buna göre
çizeceğiz."
İllerin ekonomik durumlarına ilişkin verileri göz
önünde bulundurarak bir mesleki ve teknik eğitim
planlaması yapılmadığı taktirde mezun olanların
istihdam edilemeyeceğini ifade eden Çelik, ""İşte bu
e-Mezun Projesi veriye, bilgiye dayalı bir model
getiriyor"" dedi.
Mesleki ve teknik eğitime ivme kazandırmanın en önemli
hedefleri arasında yer aldığını vurgulayan Çelik,
""Psikolojik bariyerleri bir tarafa bırakırsanız,
mesleki ve teknik eğitimde aslında kayda değer
gelişmeler olmuştur. Mesleki ve teknik eğitimi yüzde
28 ile aldık, şu anda yüzde 35'i aşmış durumdadır.
İstediğimiz ölçüde değildir ama 60. hükümetin
programına bakarsanız hedefimiz 2012 yılında asgari
yüzde 50'ye varmaktır"" diye konuştu.
"Nüfusu suçlamayalım"
"Türkiye'nin nüfusunun çok olduğu, bu nüfusla yeterli
istihdam sağlanamayacağı söylendiğini" ifade eden
Çelik, şöyle konuştu: "Ben şahsen bu kanaatte
değilim. Türkiye, 70 milyon nüfusuyla büyük bir
ülkedir. Elbette çocuk, anne sağlığını esas alan bir
doğum stratejisi, bir çoğalma stratejimizin olması
gerekiyor. Sağlık Bakanlığı, hükümetimiz bu konuda
gerekenleri yapıyor ancak bütün suçu nüfusumuzda
bulmanın haklı bir yaklaşım olmadığını düşünüyorum.
Japonya'nın nüfusu Türkiye'nin iki katı kadardır ama
toprakları Türkiye'nin yarısından daha azdır. Bu
toprakların da dörtte üçü yerleşmeye elverişli
değildir. Japonya fiili olarak Türkiye'nin sekizde
biri büyüklüğünde bir ülkedir. Türkiye'nin sekizde
biri büyüklüğünde olan bir ülke nüfusu da
Türkiye'nin iki katıysa, Japonya'da kişi başına
gelir 35 bin dolar olabiliyorsa bunun üzerinde
düşünmemiz gerekiyor. Büyük devlet aynı zamanda
büyük nüfus demektir. Lüksemburg'un taşı toprağı
altın olsa, kişi başına düşen gelir 100 bin dolar
olsa Lüksemburg hiçbir zaman büyük devlet olmaz. Ama
şunu söylemek istemiyorum: Dünyada 200 milyon, 150
milyon nüfusu olan ama halkı sefil, eğitimsiz,
sağlıksız olan ülkeler var. Elbette nüfusunuz
eğitimsizse, sağlıksızsa, aç, sefil insanlarsa o
zaman nüfus büyük bir felakettir.""
"Bakmayın naz ettiklerine..."
Türkiye'nin imkanları ve potansiyeli olduğunu, yer altı
ve yer üstü kaynakları bulunduğunu söyleyen Çelik,
sözlerini şöyle sürdürdü: "Üç tarafı denizlerle
çevrili, iki dünyanın arasında bulunan bir ülke için
aslında 70 milyonluk nüfus, hele bu nüfusun yüzde
63'ü 34 yaş ve altındaysa, bizim en büyük
hazinemizdir. AB 'tükeniyoruz' diye feryat ediyor.
AB ülkelerinde doğurganlık sıfırın altına doğru
gidiyor. Bir yerlerden iş gücü temin etmek
zorundalar. Onun için ben Avrupalılara söylüyorum:
Önünde sonunda siz Türkiye'ye mecbursunuz. Bakmayın
naz ettiklerine. Siz Türkiye'ye mecbursunuz. Şimdi
naz ederler, bu çok uzun sürmez. Ama bu şu anlama
gelmiyor: 'Biz ne olursak olalım AB bizi içine
alacak' Böyle bir şey yok. Biz bize düşeni yapalım,
standartlarımızı yükseltelim, almazlarsa bu dünyanın
sonu olmaz." Mesleki ve teknik eğitimin AB ile
müzakere sürecinde bir numaralı gündem maddesi
olduğunu ifade eden Çelik, "Bizimle AB arasında
standart oluşturma anlamında mesleki ve teknik
eğitim kilit noktayı oluşturuyor" diye konuştu.
Çelik, bu nedenle e-Mezun Projesi'nin hayata
geçirilmesinin önem taşıdığını vurguladı.
"Ulusal ajans MEB'e bağlı olmalıydı"
Mesleki Yeterlilikler Kurumu kurulduğunu anımsatan
Çelik, bu kurumun mesleki ve teknik eğitim alanında
"hayati önemi bulunduğunu" söyledi. Bu kurumun daha
önce koalisyon hükümeti döneminde kurumların hangi
bakanlıklara bağlı olacağı tartışmalarından dolayı
bir türlü kurulamadığını ifade eden Çelik, şöyle
konuştu: "Bir garabeti daha dile getireyim: Ulusal
Ajans var biliyorsunuz. Bu ajans, faaliyetleri
itibarıyla yüzde 99 Milli Eğitim Bakanlığının yetki
alanına giren işler yapıyor. Biliyorsunuz AB ile
ortaklaşa yürüttüğümüz Leonardo da Vinci, Socrates
ve Youth programları. Bunların faaliyet alanı Milli
Eğitim Bakanlığıdır. Koalisyon hükümeti olan 57.
hükümet döneminde Milli Eğitim Bakanı DSP'li olduğu
için MHP de hükümetin ortağı olduğu için MHP demiş
ki 'MEB sizde. Bütün eğitim kurumlarının DSP'ye
bağlı olması doğru değil, bu da MHP'ye verin'
demişler, DPT bünyesinde kurmuşlar. DPT icracı bir
kuruluş değil. DPT bünyesinde olmasından daha büyük
bir gariplik yok ama böyle kuruldu ve böyle devam
ediyor. Şu anda bir problemimiz var mı? Hayır. Biz
Ulusal Ajans ile birlikte Milli Eğitim Bakanlığı
olarak bu işleri gayet güzel götürüyoruz. Leonardo,
Youth, Socrates programları gayet güzel gidiyor ve
dün yayınlanan İlerleme Raporu'nda da bundan övgüyle
söz ediliyor."
Çelik, yakında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı
ve Sanayi ve Ticaret Bakanlığı ile "mesleki ve
teknik eğitimi yaygın eğitim boyutuyla
hareketlendirecek" bir projeye imza atacaklarını
ifade etti.
Proje
MEB Eğitimi Araştırma ve Geliştirme Dairesi (EARGED)
Başkanı İbrahim Demirer de projeye ilişkin bilgi
verdi. Projeyle mesleki ve teknik ortaöğretim
kurumlarından mezun olanların bilişim teknolojileri
kullanılarak web tabanlı olarak izleneceğini
kaydeden Demirer, böylece mezun olanların istihdam
durumlarının belirleneceği, elde edilecek verilerin
eğitimin güçlü ve zayıf yönlerini ortaya
çıkaracağını, iş hayatının taleplerine uygun eleman
yetiştirmek amacıyla eğitim-istihdam ilişkisinin
güçlendirileceğini anlattı.
Projenin 24 ilde 63 mesleki ve teknik ortaöğretim
kurumunda pilot olarak uygulandığını, bu amaçla
hazırlanan web sitesinde 12 bin öğrencinin, 3 bin
200 işletmenin kayıtlı olduğunu anlatan Demirer,
projenin bu eğitim-öğretim yılında tüm Türkiye'ye
yaygınlaştırılacağını dile getirdi. Hak-İş Genel
Başkanı Salim Uslu da bu projenin önemli bir
eksikliği gidereceğini kaydetti. Toplantıda,
Türk-İş, TİSK ve DPT temsilcileri de birer konuşma
yaptı.
e-Mezun 2007 raporu
MEB EARGED'in hazırladığı "Mezun İzleme Raporu""nda,
öğrencilere ve işverenlere yönelik araştırmalarla
mesleki ve teknik eğitimin profili ortaya kondu.
Mesleki ve teknik liselerden mezun 2 bin 957 erkek,
1985 kız öğrencinin katıldığı araştırmaya göre,
öğrencilerin yüzde 40.87'si yükseköğretime devam
etmedi. Mezunların yüzde 53.13'ü halen bir işte
çalışmıyor. Yüzde 59.86'sı tanıdık vasıtasıyla iş
bulurken, yüzde 1.3'ü İŞKUR aracılığıyla iş sahibi
oluyor. Öğrencilerin yüzde 26.97'si öğrenim gördüğü
bölümde iş bulamadığı için mezun oldukları bölüm
dışında bir işte çalışıyor. Mezunlardan çalışanların
yüzde 69.56'sı SSK'ya kayıtlı, yüzde 20.8'inin ise
sosyal güvencesi yok. İşverenlerin ise yüzde 31.55'i
nitelikli eleman bulmakta zorlanıyor. Yüzde 39.1
oranında işveren eleman alırken kendi işletmelerinde
staj yapan öğrencilerden eleman alıyor.
(08.11.2007)
Milliyet
|