|
Zeka Kuramları ve
Çoklu Yaklaşımlar
Bir çocuğa "sana bir soru sorayım mı" denildiğinde "hadi sor, sor,
sorsana" türünde bir cümle sarf ederse, bu çocuğun muhtemelen
entelektüel açlığı olan, zeki biri olduğu söylenebilir. Eğer çocuk "sooor"
diyerek gönülsüzlüğünü ifade ederse entelektüel açlığını daha düşük
olduğu düşünülebilir. "Yok bana sorma, kime sorarsan sor" derse
nispeten daha düşü zekalı olduğu düşünülebilir. Şüphesiz yukarıda
paylaşılan satırlar hoş bir anekdottur. Sadece bir tepkiye bakarak
bir çocuğun zekasını saptamak gibi bir lüksümüz henüz yoktur. Ancak
çok net olmasa da bir fikir verebilir bazen.
Zekanın gerçekten ne olduğu konusunda yüzyıllardır tartışmalar
süregeliyor. Beynin keşfi sürdükçe, zekadan anladığımız şeyler de
değişecek elbet. Tarih boyunca bilim adamları zeka konusunda farklı
yaklaşımlarda bulunmuşlardır. Bilim adamlarının zekaya yaklaşımları
şöyledir:
İbni Sina
Zeka hem öğrenme sürecinden ayrı hem de dış dünyadan gelen algıların
insana verdiği bilgiyi öğrenmeyle ortaya çıkmaktadır. Öğrenme süreci
hakkında sonradan öne sürülmüş tek taraflı kuramları çok daha önceki
bir asırda birleşik bir şekilde öne süren bu görüş, modern
psikolojinin bağdaştırıcı görüşüne de uygun düşmektedir.
Galton
Bireysel farklılıklar, duyusal yeteneklerdeki farklılıklardan
kaynaklanır. Bireyin duulsrı ne kadar keskin olursa zekâsı o kadar
iyi işler.
Cattel
Zeka testi kavramını ilk kez ortaya atmıştır. "Duyum keskinliği ve
tepki hızındaki farklılıklar zihinsel fonksiyonlardaki farklılığı
yansıtır" görüşünü savunur.
Binet
Zekâ, kavrama, hüküm verme, akıl yürütme gibi karmaşık üst düzey
işlemlerde kendini gösterir. Bireyin zekası çözümü yüksek zihinsel
işlemler gerektiren problem durumlarıyla karşı karşıya getirilerek
ölçülebilir.
Sperman
Bütün zihinsel etkinliklerde rol oynayan genel bir zeka vardır ve
buna "g" faktörü (genel faktör) denir. Belirli zihinsel etkinliğin
gösterilebilmesi için, genel zihinsel yeteneğin dışında gerek
duyulan zihin gücüne "s" faktörü (özel faktör) denir. Zekayı ölçmek
"g" yi ölçmektir.
Guilford
Zihin birbirinden bağımsız faktörlerden meydana gelmiştir. Faktörler
sınıflandırılabilir. 120 faktör vardır. Faktörler belli bir içeriği,
belli bir işlemden sonra belli bir ürün haline getiren zihin
yeteneğidir. Her zihinsel etkinliğin içerik, işlem ve ürün olmak
üzere üç yönü vardır.
Thorndike
Zeka birbirinden bağımsız farklı faktörlerden oluşur. Bir sorunun
çözümünde birden fazla faktör rol alabilir. Soyut zeka, mekanik zeka
ve sosyal zeka olmak üzere üç faktör vardır. Zekanın düzey,genişlik
ve hız olmak üzere üç boyutu vardır.
Thurstone
Zihinsel farklılıklar "g" faktöründen değil, birbirinden farklı ve
bağımsız yedi faktörden ileri gelir. Bunlar; sözel kavram, sözel
akılcılık, sayısal yetenek, tümevarımsal muhakeme, bellek, uzaysal
düşünme ve algı hızıdır.
Piaget
Geleneksel zeka anlayışına karşı çıkarak, zekânın zekâ testinden
alınan puan olmadığını belirtmiştir. O, zekâyı zihnin değişme ve
kendini yenileme gücü olarak tarif etmiş ve zekaya gelişimsel açıdan
yaklaşmıştır. Ayrıca, çocukların ilkel zihin yapısına sahip küçük
yetişkinler olmadığını belirtmiştir. Zihinsel yaklaşımda, zihinsel
yapı sindirim sitemine, bilgiler besin maddelerine benzetilir. Her
besin maddesinin yenildikten sonra hazmedilip vücutta kullanmasına
benzer olarak, dış dünyadaki nesne ve olaylarda algılanır,
değerlendirilir ve kullanılacak hale getirilir. Algılanan bilgiler
besin maddelerinin organizmayı değiştirdiği gibi bilişsel
fonksiyonları değiştirir ve geliştirir.
Goleman
Thorndike'in sosyal zekâ adını verdiği zekâ üzerinde durmuş ve
duygusal zeka (EQ) kavramını ortaya atmıştır. Duygusal zihin, evrim
basmağında akıl zihninden önce ortaya çıkmıştır ve hayvanlarda da
mevcuttur. Duygusal zeka; kendini harekete geçirebilme, aksiliklere
rağmen yoluna devam edebilme, dürtüleri kontrol ederek doyum
erteleyebilme, ruh halini düzenleyebilme, sıkıntıların düşünmeyi
engellemesine izin vermeme, umut besleme ile kendini gösterir.
Herhangi bir uyarıcıya karşı gösterilecek tepki, akıl zihninden önce
duygusal zihin tarafından algılanır.
Sternberg
Triarşik Zeka Kuramı'nı geliştirmiştir. Pratik bilgiyi kapsayan
biçimde zekayı yeniden tanımlamıştır. Bileşimsel, deneyimsel ve
bağlamsal alt kuramları içerir.
Ceci
Biyo-ekolojik yaklaşımı savunmuştur. Genel zeka ya da "g" faktörü
biçiminde tanımlanan tek bir zeka kavramına karşı çıkmış, zekayı
biyolojik temelleri olan çoklu bilişsel potansiyel, bağlam ve bilgi
bütünlüğünde değerlendirmiştir.
Gardner
Çoklu zeka kuramını geliştirmiştir. İnsanlarda tek bir zeka yoktur.
IQ ve zeka testleri sedece sözel ve mantıksal-matematiksel
yetenekleri ölçmektedir. Oysa bireylerde birbirinden farklı 8
yetenek alanı vardır. Bunlar; Dilbilimsel, mantıksal/matematiksel,
görsel/uzamsal, bedensel/kinestetik, müziksel/ritmik, kişilerarası,
içsel, doğa zekasıdır.
-->
Sonraki Sayfa |