|
Duman |
|
Karşıdan baktım pek çok, yanına gittim hiç yok. |
| |
|
Döner
Kebap |
|
Sıra
sıra çamlar, yağları damlar. |
| |
|
Düdük |
|
Sesi var
canı yok. |
| |
|
Düğme |
|
Sıra
sıra söğütler, birbirini öğütler. |
| |
|
Dünya |
|
Ortası
ateş üstü taş, içinde milyonla baş. |
| |
|
Dürbün |
|
Her
kim olursa olsun, emir verirsem yanıma koşar gelir. |
|
|
|
Ekmek |
|
Altı
kül, üstü kül, içinde sarı gül. |
|
|
|
El |
|
Bir
köklü, beş dallı. |
| |
|
Eldiven |
|
Ne
kanı var ne canı, beş tanedir parmağı. |
| |
|
Eşek |
|
Dört
ayaklı, döner kulaklı. |
| |
|
Fırça |
|
Bin
bıyıklı tahta kayıklı. |
| |
|
Gazete |
|
O her gün yeniden doğar, dünyaya haber yayar. |
| |
|
Gemi |
|
Dağdan
gelir tat gibi, kollar var budak gibi, eğilir su
içer, bağırır oğlak gibi. |
| |
|
Gözlük |
|
İki
camlı pencere, bilin bakalım bu ne, bakıp durur
herkese, göz koydu göz üstüne. |
| |
|
Güneş |
|
Benim
bir ağacım var, kökü gökte, dalları yerde. |
| |
|
Halı |
|
Dibinde tahta, üstünde ayak. |
| |
|
Hamam |
|
Kazan
kaynar tuzu yok, insan gezer izi yok. |
|
Altı
kaynar üstü kaynar, içinde bin kişi oynar. |
| |
|
Harita |
|
Dağı
var taşı yok, köyü var adamı yok, ırmağı var suyu
yok. |
| |
|
Hava |
|
Tarlada bitmez, saksıda bitmez. Yerde var, gökte
var, suda yok. |
| |
|
Havuç |
|
Yer
altında kırmızı minare. |
| |
|
Horoz |
|
Sesi
uzun, kendi kısa. |
| |
|
İğne |
|
Küçük
mıstık, kulağından astık. |
| |
|
İz |
|
Ben
giderim o kalır. |
| |
|
Kağıt |
|
Dağdan
attım kırılmadı, taştan attım kırılmadı, bir
tükürüğe dayanamadı. |
| |
|
Kapı |
|
Gider
leyli, gelir leyli, ayak üstü durur leyli. |
| |
|
Kaplumbağa |
|
Altı
kemik, üstü kemik, içinde bir kara memik. |
| |
|
Kar |
|
Dağdan
gelir dağ gibi, oturur şahin gibi, kalkar gider su
gibi. |
| |
|
Karanlık |
|
Akşam
baktım duruyordu, sabah kalktım yok oldu. |
| |
|
Kardan Adam |
|
Gözleri kömür, bakışı ömür, soğuk dondurur, sıcak
öldürür. |
| |
|
Karınca |
|
Bir
küçücük kumbara, erzak taşır ambara. |
| |
|
Karpuz |
|
Hanım
uyandı, cama dayandı., cam kırıldı, kana boyandı. |
| |