|
Ahilik Kültürü Haftası
(8 - 12 Ekim)
Ahilik; sanatın,
ticaretin ve mesleğin, olgun
kişilik, güzel ahlak ve
doğrulukla yoğrulduğu, kökleri
çok eskilere uzanan bir
geleneğimiz; yüzyıllar boyu
toplumumuzun sosyal ve ekonomik
omurgasını oluşturan bir
örgütlenme şeklimiz; toplumsal
kimliğimiz açısından daima
sahiplenmemiz gereken çok özel
bir kültürümüzdür.
Anadolu’da
Ahilik, Ahi Evran (1171-1262)
tarafından kurulmuştur. Anadolu
Selçuklularından Osmanlı
İmparatorluğuna geçiş sürecinde
Ahilik son derece önemli bir rol
oynamış, sanat ve meslek yönüyle
toplumun ekonomik yapısını
hazırlarken, ahlaki yönüyle de
devlet yapısının temel
niteliklerini
belirlemiştir.Osmanlı
hükümdarlarından Orhan Gazi ve
oğlu I.Murat, Ahi ocaklarında
kuşak kuşanarak ahi olmuşlardır.
İmparatorluğunun son dönemlerine
kadar Ahilik; mesleki bir
yaklaşımla eğitim, dayanışma ve
örgütlenme, denetim konularına
eğilirken bir taraftan da daha o
devirlerde müşteri odaklı bir
yaklaşımla fiyat, kalite ve
standart konularında çok ciddi
çalışmalar yapmıştır. Günümüzde
Avrupa Birliği üyelik süreci ile
ilgili olarak önümüze gelen
sınai ve ticari normlar ve
standartlar yaklaşımı, özünde
Ahilik kültürümüzün bir
parçasıdır.
Bilim, ahlak, akıl ve çalışma
prensiplerine dayanan Ahilik
Teşkilatı, yüzyıllarca
karşılıklı sevgi, saygı,
hoşgörü, dayanışma ve adalet
bilincini taşıyan esnaf ve
zanaatkarlar
yetiştirmiştir. Bugün dünyada
yeni yerleşen kavramlar olan,
tüketici hakları,
standardizasyon, kalite gibi
kavramlar ve bu kavramların
denetimini sağlayan kurumlar,
13. yüzyılda Ahilik teşkilatı
aracılığıyla Anadolu ticari
hayatına yerleşmiş ve esnafın
üzerinde önemle durduğu
hususların başında yer
almıştır. Mesleğinde ehliyet
sahibi olmayanlara asla ustalık
icazeti verilmemiş, üretici ve
tüketici arasında hakkaniyet
ölçüsüne dayanan kaynaşma
sağlanmıştır. Çalışanların
hakları korunarak, esnaf ve
zanaatkarlar arasında, çırak,
kalfa ve usta hiyerarşisi
oluşturulmuştur. Bu günkü manası
ile sendikacılık sistemi
uygulanmaya başlamış,
çalışanların hakları ve alın
teri korunmuştur. Çalışma
hayatının yanı sıra sosyal
hayatın gelişmesine katkı
sağlayan Ahi Teşkilatları,
barışta devletine eğitimli asker
hazırlamış, onların her türlü
savaş teçhizatını üretmiştir.
Ahilik sadece iktisadi hayatı
yönlendiren bir kurum olmanın
ötesinde, temelinde vatan ve
millet sevgisi bulunan, Türk
milletine has sosyo-ekonomik bir
sistemdir.
Bu
bağlamda bizlere düşen görev,
ahilik kültürüne ve geleneğine
sahip çıkılması ve
yaşatılmasıdır.
|